MS2150 – Thea Alexander

MS2150 – Thea Alexander

MS2150 – Thea Alexander 

‘Dileyin, size verilecektir; Arayın, bulacaksınız; Kapıyı çalın, size açılacaktır.’

Hayata geniş bir perspektiften ve bir o kadar da derinden / detay-farkındalıkla bakmayı sağlayan bir kitap olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Yazarın ya da çevirenin kaleminden midir, kelimelerin veya hikayenin büyüsünden midir bilmiyorum, ama uzun bir süredir okurken bu kadar derinden hissettiğim, karakterleri okurken yaşadığım bir kitap hatırlamıyorum.

Felsefe ile bilim-kurgunun mükemmel bir şekilde harmanlanması ile yazılmış özgün bir eser. Kitabı tavsiye üzerine almış ve okumaya başlamıştım. Bu sebeple yazar hakkında sonradan araştırma fırsatı buldum. Thea Alexander, 1936 doğumlu, psikolog ve yazar: Edebiyat, roman, bilim kurgu ve fantastik kategorilerinde eserler yazmıştır.

Kendi öz-farkındalığı olan, bilinç veya düşünce olarak açık, hayatı anlama uğraşında, bu sebeple sorgulayan okuyucular için bu kitabı kesinlikle öneriyorum. Bu okuyucuların başucu kitabı olabilecek içerikte; Ara ara açıp bakmak isteyeceğiniz, hangi duygu durumunda veya hangi alanda düşünce halinde iseniz yeniden-düşünmeye adım atacak, yeni bir bakış açısı kazanacaksınız.

Geleceğin Dünyasına Yapacağınız Bu Yolculuk Bu Günkü Dünyanızı Değiştirebilir!

Çok değerli bir Makro Felsefe Klâsiği olan bu kitap, M.S. 2150 yılının muhteşem dünyasını, dünyamızın geçirdiği inanılmaz değişimi, insanlığın ulaştığı olağanüstü düzeyi ve hepsinin ötesinde de son derece yüksek bir anlayışı, Makro Felsefe‘yi anlatıyor.

Bir gece uyku halindeyken geleceğin güçlerinin yardımıyla günümüzün mikro dünyasından, 2150’nin Makro dünyasına götürülen Amerikalı Vietnam gazisi, psikolog Jon Lake’in bu mucizevi, bilgi dolu yolculuğuna, bu vaat ve tehlike dolu serüvenine katılın. 2150’nin bugünkü dünyamızdan çok farklı olan hayranlık verici güzellikteki dünyasını keşfedin. (Bu kitap, daha önce kitaplarını okuduğum ve paylaştığım geleceği distopya olarak gören George Orwell veya H.G Wells ‘in tersine, ütopik ve tabi yine oldukça objektif.)

Bu Makro dünyanın düşünce ve eylem biçimini inceleyin. Sonunda içinizin umut ve coşku dolduğunu, bilincinizin genişlediğini, hayata bakışınızın tümüyle değiştiğini görebilirsiniz.

Bizler bir gün çıkış yolu bulabilecek miyiz? “Burada kalabilir miyim” diye sordum heyecanla, “yoksa o topal bedenime geri mi dönmek zorundayım?” – “Üst düzey Makro farkındalığa erişecek ölçüde özgürleşene kadar..” diye yanıtladı. M.S. 2150

Makro farkındalık basitçe, tüm var olanın var olmuş olanın ve var olacak olanın makrokozmik birliğinin farkındalığı anlamına gelir.” Makro farkındalık yolunda, farklı seviyelerdeki insanlardan oluşmuş Makro Toplum ise, ütopiktir. Doğrunun öznel olduğunu ve kimsenin inanışları üzerinde baskı kurulamayacağını anlatır. İnsan sadece dilerse, yardım isterse ona el uzatılabilir. Çünkü insanlar kendi yaşam deneyimlerini kendileri seçer. Bu durum “Dünya’ya gelmeyi ben istemedim ki, benim fikrim sorulmadı.” diyen insanların, kendi seçimleriyle daha kolay yüzleşmelerini sağlar. Ruh, daha bedene girmeden önce doğacağı toplumu kendi seçer. Yaşarken başına gelenler kendi düşüncelerinin tezahürüdür. Bir şeyin olacağına inanması o olayı deneyimlemesini sağlar. Eğer insan, bir şey için yeteri kadar arzu ve inanç hissederse o şey o kadar çabuk gerçekleşir. Aynı enerji korkuda da geçerlidir. Korktuklarımızı hayatımıza çekeriz. Durumu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: İnsan koşulların kurbanı değil, kendi evreninin yaratıcısıdır.

Son olarak, bu kitap, okuyup bir kenara koyabileceğiniz bir roman değil, yaşamınıza uygulayabileceğiniz bir Makro Felsefedir. Yargılamadan, sorgulamak istiyorsanız; Hadi buyurun okuyun! Çokça istifade edeceksiniz, ve size gerçekten makro bilinci yaşatacak ve hayatınızı değiştirecek nitelikte bir kitap.

Nurşen Erginsoy

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir