Türkiye’de Dijital Değişime CEO Bakışı

Türkiye’de Dijital Değişime CEO Bakışı

Türkiye’de Dijital Değişime CEO Bakışı

Dijital Değişim tanımı; tüketicilerin, müşterilerin, şirketlerin, değer zincirlerinin, sektörlerin, hatta içinde bulunduğumuz ekosistemin alışılagelen değişim hızından çok daha farklı biçimde değişime maruz kalması şeklinde yapılıyor.

“Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı” adlı araştırma gösteriyor ki, Türkiye’de henüz dijitalleşme bütün bir resim olarak ele alınamıyor. Araştırma birimler içinde dijitalleşmenin bağımsız geliştirilen ve yönetilen inisiyatifler çerçevesinde yürütüldüğünü söylüyor. Bu da aslında dijital dönüşüm ile ilgili önemli bir sorun zira kimse dijital dönüşümden kimin sorumlu olması gerektiğinden emin değil. Oysa dijital dönüşüm CEO sorumluluğunda; tüm şirket çalışanlarının da bir parçası olduğu şekilde gerçekleştirilmeli.

Bu değişimin özellikle şirketlerin,

  • stratejilerinde,
  • iş modellerinde,
  • ürün ve hizmetlerinde,
  • müşterilerine yaşattıkları deneyimde,
  • süreçlerinde,
  • organizasyonel yapılarında,
  • karar alma mekanizmalarında,
  • kullandıkları teknoloji altyapılarında ve
  • kurdukları işbirliklerinde, kendini gösterdiği belirtiliyor.

CEO1

Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı” Araştırması ’ndan elde edilen bulgu ve sonuçları yorumlarımla birlikte paylaşmak isterim: Bu araştırma çalışması 29 Eylül 2015 ile 15 Ocak 2016 tarihleri arasında Türkiye’de 58 şirketin üst düzey yöneticisi ile yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilmiş. Araştırma çalışması Tüsiad, Samsung, Deloitte ve GFK işbirlikleri ile gerçekleşmiş.

Araştırma neticesinde şu bulgular öne çıkıyor:

  • Kurumlarda dijital olgunluk ve dijital strateji arasında önemli bir korelasyon olduğu görülüyor.
  • Net ve anlaşılır dijital stratejiye sahip olmak önemli
  • Dijital olgunlaşmanın önündeki en büyük engel ‘stratejinin eksikliği’
  • Dijital değişim, Türkiye’de üst düzey yöneticiler tarafından destekleniyor.
  • Katılımcıların %90’ı dijital değişim sürecinin liderliğinin üst düzey yöneticiler tarafından üstlenildiğini belirtiyor. Şirketlerin %40’a yakını sürece teknoloji birimleri tarafından liderlik edildiğini, %20’si ise gelecekte de bu birimlerin liderlik etmesini planladıklarını belirtiyor.
  • Türkiye’de dijital değişim henüz bütün bir resim olarak ele alınmıyor; organizasyonal birimler (silolar) içerisinde birbirinden bağımsız olarak geliştirilen ve yönetilen insiyatifler çerçevesinde yürütülüyor. Şirketler münferit teknolojilere operasyonel bir odak ile yatırım yapıyorlar.
  • Tüketici taleplerinin sektörler üzerinde farklı beklentiler yaratması sebebiyle, dijital teknolojilerin sağlaması beklenen fayda, sektörel bazda farklılaşıyor.
  • B2C şirketlerin yatırım odakları, nihai tüketiciler ile doğrudan temas etmeleri sebebiyle, B2B şirketlerinden oldukça farklılaşıyor.
  • Telekomünikasyon ve Finansal Hizmetler sektörleri dijitalleşmeyi sadece önceliklendirmekle kalmayıp yatırımlarının önemli bir bölümünü dijitalleşmeye ayırıyorlar.

Son olarak, raporun detaylarına da ilettiğim bağlantı ile erişebileceğiniz gibi, Dijital Değişim, hangi sektörde olursa olsun, Türkiye’deki üst düzey yöneticiler arasında farkındalığın yüksek olduğu bir konu olarak karşımıza çıkıyor ve bu sahiplenme kurumsal anlamda gerçek bir değişim dönemi yaşayacağımıza işaret ediyor.

CEO3

Dijital değişimi tetikleyen faktörlere gelince:

  • Tüketici / Müşteri Davranışı ( Müşteri deneyimi, birlikte yaratma, mobile geçiş, sosyal medyaya geçiş, güçlendirilmiş müşteri)
  • Üstel Büyüyen Teknolojiler (Yapay zeka, 3 boyutlu baskı, robot teknolojileri, nöro&biyo teknoloji, sensörler, artırılmış gerçeklik, nanoteknoloji, yeni enerji, DNA sıralaması)
  • Dijitalleşme ve Analitik (İnternete bağlı cihazlar, tüketici cihazları, kitle kaynak kullanımı, kişisel veri analitiği, hizmet olarak platform)

Dijital değişimin getirdiklerine bakacak olursak da, 

  • Günümüz liderleri, kendi ekosistemlerini ve organizasyonlarını yeniden kurguluyor.
  • İş modellerini, ürünlerini, hizmetlerini ve müşterilerine yaşattıkları deneyimi yeniden tanımlıyor.
  • Paydaşları (müşterileri, tedarikçileri, iş ortakları ve çalışanları) ile daha etkin bir şekilde ilişki kurmak ve inovatif yetkinlikleri geliştirmek için kullandıkları araç kümesini yeniden oluşturuyorlar.

Nurşen Erginsoy

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir