Büyük Teknolojik Dönüşüm – Kevin Kelly

Büyük Teknolojik Dönüşüm – Kevin Kelly

Büyük Teknolojik Dönüşüm

Bu kitapta önümüzdeki 30 yılı şekillendirecek ‘kaçınılmaz’ teknolojik kuvvetlerin önemli 12 tanesine yer veriyor. Kaçınılmaz diyorum, çünkü kitapta da yer verildiği şekilde, bu kelime oldukça güçlü ve ‘hiçbir şey kaçınılmaz değildir’ diye düşünenleri ayağa dikebilecek kıvamda. Bu kişiler insanın irade gücü ve bilincinin herhangi bir mekanik trendin yönünü değiştirebileceğini, ona baskın çıkabileceğini ve kontrol edebileceğini ve de etmesi gerektiğini savunurlar. Onlara göre ‘kaçınılmazlık‘ kendi rızamızla teslim olduğumuz bir bahaneden başka bir şey değildir.

Bu kitapta kaçınılmazlık başka bir şekilde ele alınıyor. Teknolojinin doğasında onu başka bir yöne değil, belli bir yöne iten bir ‘tek yanlılık’ vardır. Her şey eşit olduğunda, teknolojinin dinamiğine hükmeden fizik ve matematik, belli davranışları besleme eğilimi gösterir. Bu eğilim öncelikle teknolojik formların genel çizgilerini biçimlendiren bir araya toplanmış kuvvetlerde varlığını ortaya koyar, spesifik öğeleri ya da belli örnekleri belirlemez. Örneğin, dört tekerlekli motorlu taşıtlar kaçınılmazdı, ama spor otomobiller değildi. mesajlaşma kaçınılmazdı, ama beş dakikada bir twitleşme değildi. Ya da, bir internet formu -tüm evreni kucaklayan bir ağlar ağı- kaçınılmazdı, ama bizim tercih ettiğimiz spesifik internet türü kaçınılmaz değildi. Yani, internet kar amacı gütmemek yerine ticari; uluslararası yerine ulusal; ya da topluma açık değil gizli olabilirdi.

Bu kitapta yer verilen dijital alandaki kaçınılmazlık türü, ivmelenmenin sonucudur. Süre-giden bir teknolojik değişimin ivmelenmesidir. Son otuz yılda dijital teknolojilere biçim veren güçlü dalgalar, önümüzdeki otuz yıl boyunca genişleyip pekiştirmeye devam edecek görünüyor. Bu kitabı okuyup özellikle de sosyal medya hesaplarımda paylaştığımda çok sayıda öğrenciden de geri bildirim ve sorular alıyorum. Bu durum sevindirici, çünkü okullarda okutulan derslerde bu konulara/kitaba yer veriliyor ve geleceğe yön verecek önemli teknolojik kuvvetler konusunda bilgilendirme ve farkındalık sağlanabiliyor.

Kitabın temasını da ifade eder, yine kitapta yer alan şu ifadelere yer vermek istiyorum: Hayatımızdaki her kayda değer değişimin merkezinde bir tür teknoloji yer alır. Teknoloji insanlığın hızlandırıcısıdır. Teknoloji nedeniyle, yaptığımız her şey bir ‘oluşum‘ sürecindedir. Her tür şey olabilirden olmuş a doğru yol alarak, başka bir şey olmaktadır. Her şey akış halindedir. Bitmiş olan hiçbir şey yoktur. Bu hiçbir zaman sonu gelmeyecek olan süreç, modern dünyanın ana eksenidir.

Günümüze en çok etki eden 12 teknolojik kuvvete yer veriliyor bu kitapta. Bunlar, sadece birer fiil değil, devamlı hareketlilik durumunu ifade eden gramer formu, geniş zaman ortaçlarıdır. Bu kuvvetler hızlandırıcı eylemlerdir. Bu kuvvetlere aynı zamanda mega-trenler denilmektedir. Bunun nedeni, kaçınılmaz olarak nitelendirilen bu kuvvetlerin köklerinin toplumun doğasından çok teknolojinin doğasında yatmasıdır.

12 teknolojik kuvvet sırasıyla: Oluş, Bilişlenme, Akış, Görüntüleme, Erişim, Paylaşım, Filtreleme, Remiks, Etkileşim, İzleme, Sorgulama, Başlangıç

Bunlardan birkaç tanesine burada yer vereceğim:

Paylaşım..

Yeni bir tür modern komünizm olduğu şeklinde belirtiliyor. Şöyle açıklıyor kitap: Durmadan herkesi herkesle bağlantılandırmaya yönelik çılgınca küresel bir koşturmacanın içindeyiz ve ağır ağır sosyalizmin revize edilmiş bir teknolojik versiyonuna yol açıyor bu durum. Örneklerle destekleyecek olursak; Wikipedia, kollektivizmin en kayda değer örneği sayılabilir. Ya da açık kaynak kodlu yazılımlar, açık uygulamalar. Ya da Pinterest, Tumblar veya Reddit gibi işbirliğine dayalı paylaşım siteleri, yorum siteleri, milyonlarca sıradan insana profesyonel kaynaklardan ve kendi arkadaşlarından haber, görüntü, fikir veya fotoğraf iletme bulma imkanı sağlıyor. Bu gelişmeler, yazara göre şebekeleşmiş bir dünyaya göre eşsiz bir biçimde ayarlanmış bir tür dijital sosyalizme doğru giden düzenli bir yolun adımları ve her gün genişleyerek ilerliyor. Buna, fütürist bakış açısındaki gruplar da, paylaşım ekonomisi adını veriyor. Çünkü bu dünyada en değerli akçe, paylaşım. Paylaşmak dijital sosyalizmin en mütevazı hali. Yeni dünyada bu kavram destekleniyor. Özellikle şu kavramlar da bu alanın önemini ifade ediyor ve bu yeni dijital dönemin paylaşım kuvveti alanındaki temel taşlarını ifade ediyor: paylaşım, birlikte çalışma, işbirliği, kolektivizm.

Filtreleme..

‘Her şey kütüphanesi’ diye bir kavram oluştu. Bunu bu alandaki bir çok kaynakta görebilir, okuyabilirsiniz. Bugün ortalama bir çok insan bir bilek hareketi ile az gayretle her şey kütüphanesine erişim sağlayabilir. Bu kavram şunu söylüyor: Bugün medya her boyutuyla devamlı olarak ve neredeyse hatasız şekilde bir bolluğun zirvelerinde dolaşabiliyor. Mesela, kendi zamanında çok az kişinin izleyebildiği, ama şimdi ulaşması çok kolay olan Rönesans resimleri ya da canlı Mozart konçertoları gibi birçok kaynağa, veriye evimizin rahatlığında ulaşabiliyoruz. Bolluk içindeyiz yani. Bu durum şunu doğuruyor. Sonu gelmeyen bir seçenekler koridoru.

Örneğin, tatil, yeme içme mekanları, hatta yiyecek türleri her geçen gün daha da hızlı şekilde artıyor. Yatırım fırsatları patlama yapmak üzere. Gidilecek kurslar, öğrenilecek şeyler, eğlence çeşitleri, spor türleri.. vb hepsi çeşitli astronomik oranlara fırlamış durumda. Bu mevcut durumu değerlendirdiğimizde, her tercihin içerdiği potansiyelleri birer birer elden geçirmek için yeterli süre ömre sığmaz. Her şeyin kütüphanesi kavramına örnek vermek gerekirse: Spotify (her türlü müzik var), Udemy, Coursera (her türlü eğitim), Sahibinden, Hepsiburada, N11, Trendyol (her türlü alışveriş).

Dolayısıyla, ana fikir şu, yaşam kısa ve okunacak araştırılacak görülecek bakılacak dokunulacak tecrübe edilecek o kadar çok kitap, yazı, tatil, dergi, gazete yatırım aracı, araba vb seçim alanı var ki; birileri ya da bir şeyler ya bizim adımıza seçmeli ya da karar vermenize yardımcı olacak bilgileri kulaklarımıza fısıldamalı. Ve sıralama yapmak için bir yol bulmalıyız. Tek tercihimiz, tercih yaparken yardım almak olabilir. Seçeneklerin sersemletici dağınık ve bolluğunu hafifletmek için filtrelemeye başvururuz. Çoğu gelenekseldir ama iyi işlev görür. Örnek verecek olursak: Düzenleyicilerle filtreleri (perakende mağazaları her şeyi bulunduramaz, müzeler her şeyi sergileyemez, halk kütüphaneleri her kitabı temin edemez, düzenleyiciler malzemeleri seçerken filtreleme işlevi görür) ya da başka örnek markalarla filtreleriz ( bir ürünü ilk kez almaya niyetlenen müşteri rafta bir ürünün çok sayıda çeşidiyle karşılaştığında gözleri tanıdığı markaları arar çünkü bu satın almanın riskini azaltmanın bir yoludur).

İçinde bulunduğumuz teknoloji çağı için de durum bu şekilde, filtrelediğimiz şeyler ve filtreleme biçimi konusunda daha başlangıç evresindeyiz. Bu temelli teknolojiler herşeyin internetine (iot) uyarlanabilir, uyarlanacak da. Eğer biz istersek en önemsiz bir ürün ya da hizmeti kişileştiriliriz, filtreleme, kişileştirme ihtiyaca uyguna en çabuk ulaşma için şart! Kişileştirmek ve bizim arzu ettiğimiz bilgi şekline sokmak için bir sürü bilgi bolluğunu, daha fazla yeni filtrelemeler ve kişileştirme yolları deneyeceğiz.

Nurşen Yılmaz Erginsoy

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir