Gig Ekonomisi Girişimcilerin Rüyası

Gig Ekonomisi Girişimcilerin Rüyası

Literatürde ‘paylaşım ekonomisi (Sharing EconomyGIG)’ olarak yer eden kavram, iktisadi olarak ‘paylaşım’ sözcüğüne farklı anlamlar yüklemektedir. ‘Paylaşım’ denildiğinde, birbirlerini tanıyan insanlar arasında kar amacı gütmeden yapılan bir sosyal değişim şekli düşünülebilir, yani bir şeyin birlikte kullanımı ya da ortak mülkiyeti demektir.

Gig Ekonomisi“What’s is Mine is Yours” kitabında (Rachel Botsman ve Roo Rogers) ilk kez “işbirlikçi tüketim” den bahsediliyor (The Rise of Collaborative Consumption) ve geleneksel iş dünyasının tüketimciliği ve yaşama şeklini dönüştüren teknoloji tabanlı yeni para sistemi olarak tanımlanıyor.

Günde toplamda birkaç saat kullanılması ile kullanılmadığı saatlerde bekleyen otomobiller, birkaç kez kullanılıp bir yerlerde kullanılmayı bekleyen spor ekipmanları.. Son 20 yılda dünya üzerinde birçok alanda artan tüketim çılgınlığını bir nebze dengelemeyi amaçlayan ‘paylaşım ekonomisi’ni besleyebilecek, günlük hayattan birçok örnek bulmak mümkün.

Bugün, paylaşım ekonomisinin temel yapı-taşlarını oluşturan paylaşım sistemlerinin, bireylerin tüketim davranışlarını sergilemesine imkan veren dijital sistemler olarak göründüğü açık. Dijital alanda en yaygın örnekleri düşündüğümüzde, bu alanda çalışanların farklı uygulama örneklerini farklı parametrelerde sınıflandırdığını görebiliriz. Örnek bir sınıflandırma çalışmasına göre (Munoz ve Cohen, 2017):

  • BlaBlaCar, Task Rabbit, Uber, AirBnb, Yerdle, SkillShare gibi örneklerin topluluk oluşturma temelli teknolojiler,
  • ShareYourMeal, Yerdle gibi örneklerin ortaklaşa tüketim temelli,
  • Task Rabbit, Vint gibi örneklerin, işletmelerden topluluklara erişme temelli,
  • TalentGarden, Kiva gibi örneklerin ise boşluk temelli ve aykırı teknolojiler olarak sınıflandırılması mümkün.

Botsman ve Rogers (2010) ise ortaklaşa tüketim sisteminin üç temel ağdan oluştuğunu ileri sürmektedir. Bunlar:

  • Ürün / hizmet sistemleri (Zipcar, AtlaGit, RelayRides, GetAround, Rent-atoy, Zilok, Ecomodo, Neighborgoods)
  • Yeniden dağıtım pazarları (eBay, Sahibinden, Freecycle, Freeeconomy, Bookmooch, ThredUp)
  • Ortaklaşa yaşam biçimleridir (LendingClub, CouchSurfing, AirBnb, Indiegogo, EatWithMe)

Bu gibi dijital teknolojiler ile bireylerin tüketim alışkanlıklarını ortaklaşa desteklemenin yanında, Gig Ekonomisinin bir diğer sağladığı fayda da bireylerin kariyer gelişimi alanında..

Son zamanlarda, tam zamanlı işlerin güvencesinin her geçen gün daha da azaldığını ve istihdam piyasasının giderek doygunluğa ulaştığını ve daraldığını görüyoruz. Gig ekonomisinde danışman, yüklenici veya freelancer olarak çalışmak ise oldukça cazip ve esnek fırsatlar sunuyor. Bir nevi bugüne kadar alıştığımız kariyer kavramını yeniden şekillendiriyor. Birçok girişimci gig ekonomisinin faydalarından yararlanarak tutkuları peşinden giderek, kendi projelerini hayata geçirmenin ve bunu tam zamanlı kariyere çevirmenin denemelerini yapıyor.

Bu bağlamda, gig ekonomisi, işlemlerin göreve dayalı olduğu ve işçilerin herhangi bir şirketle uzun vadeli sözleşmeler yapmak zorunda kalmadan bağımsız olarak çalıştığı serbest piyasa sistemi olarak tanımlanabilir. Özellikle 2008-2009 mali krizinden sonra insanlar ve şirketlerin göreve dayalı işçiliğe daha yatkın hale geldiğini düşündüğümüzde, bu iş yapan insanların farklı giglerden bir araya geldiği, birden fazla şirketle birlikte çalıştığı ve kendilerine en uygun çalışma zamanını seçtiklerini ve bu zamanı iyi kullandıklarını söyleyebiliriz.

Gig EkonomisiGeçtiğimiz yıl İş-gücü istatistikleri Bürosu (Bureau of Labor Statistics) ABD’deki 55 milyon insanın (ABD iş gücünün %35’inden fazlası) esnek ekonomi çalışanları (gig workers) olduğunu bildirdi. Bu sayının 2020 yılına kadar %43’e kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Benzer şekilde, Intuit 2020 raporuna göre yeni nesil trend niteliğinde bir kavram ve 2020’de ABD’deki iş gücünün %40’ı bu şekilde çalışacağı yönünde.

Pazarlama Türkiye‘nin de sayfasında yer verdiği şekilde, ‘Thriving in the Gig Economy’ (Gianpiero Petriglieri, Susan J. AshfordAmy Wrzesniewski) adlı makalede mevcut gelişmelerin özgürleştirici bağlantıları geliştiğinden ve yükselttiğinden bahsediliyor. Buna göre, insanlara daha fazla özgür alan sağlandığında bu onların bağlılığını ve kreatif yeteneklerini artıracağı için elde edilen verim de artacaktır.

Gig EkonomisiYazının girişinde yer verdiğim söz ise Gig Ekonomisi alanında yine en kapsamlı çalışmalardan olan ‘The Gig Economy: The Complete Guide Better Work, Taking More Time Off, And Financing the Life You Want’ isimli kitabın yazarı Diane Mulcahy’e ait. Kitapta yazdığı şekilde Rüyalarını Gerçekleştirmek için yola çıkanlara birkaç önerisi var:

  • Portfolyo Oluşturun
  • Ne İstediğinizi Bulun
  • Farklı Şeyleri Deneyin
  • Yaparak Öğrenin
  • Sevdiğiniz Şeyleri Yapın  🙂

Nurşen Erginsoy

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir